birikme

is. birikmek 的动名词: \birikme havzası 地́ 流域, 流域盆地 sermayenin \birikmesi ve merkezleşmesi 资本的积累和集中

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • birikme — is. Toplanıp yığılma Birleşik Sözler birikme havzası …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • birikme havzası — is., coğ. Kar ve yağmur sularının biriktiği bölge …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • TAHAŞŞÜD — Birikme, yığılma. Toplanma …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • TERAKÜM — Birikme, yığılma. * Birbiri üzerine sıkışma …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • birikebilmek — nsz Birikme imkânı veya olasılığı bulunmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • birikim — is. 1) Birikme, bir yerde toplanıp yığılma Kim bilir kaç olayın birikimiyle zifir gibi kararmıştı, içi. T. Buğra 2) Gözlemler, deneyler sonucu elde edilmiş şeylerin bütünü, deneyim Mimari birikim bazen bir kente köklü bir damga, bir özellik… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • birikiş — is. Birikme işi veya biçimi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • havza — is., Ar. ḥavża 1) Bölge, mıntıka Zonguldak kömür havzası. 2) coğ. Dağ veya tepelerle sınırlanmış, suları aynı denize, göle veya ırmağa akan bölge Kızılırmak havzası. 3) coğ. Yer kabuğundaki kıvrımların çukur, alçak yeri, tekne 4) jeol. Tekne… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tedahül — is., esk., Ar. tedāḫul 1) Birbirinin içine girme 2) tic. Ödemede gecikme 3) Yığılıp kalma, birikme Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller tedahülde kalmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • teraküm — is., esk., Ar. terākum Birikme, yığılma Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller teraküm etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • terâküm — (A.) [ ﻢﮐاﺮﺕ ] birikim, birikme, yığılma. ♦ terâküm etmek birikmek, yığılmak. ♦ terâküm ettirmek biriktirmek …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.